14 Mayıs 2012

Ruh Var mıdır? Görüntülenebilir mi?


Uzun bir fikir akımı gerekti bana şu aralar.. Sanırım hayaletler konusunda yazmak daha eğlenceli ve ilgi çekici hatta gizemli olabilir.. Bunun için biraz araştırma yaptım.. Ruhun varlığı var mıdır, yoksa yok mudur?.. Asıl sorumuz bu..

Şimdi ilk önceliği kutsal kitabımız olan Kur'an'a verelim..


Kuranda ruh ile alakali tahmini 6 ayet geçiyor
15:29 -Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın."
16:2 -Kendi emrinden ruh (vahiy) ile melekleri, kullarından dilediği peygamberlere indirip şu gerçeği insanlara bildirin, buyuruyor: Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ancak benden korkun.
17:85 -Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir."
32:9 -Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!
38:72 -"Onu tesviye edip, düzeltip de ruhumdan ona üfledim mi derhal ona secdeye kapanın."
66:12 -Irzını korumuş olan, İmrân kızı Meryem'i de Allah örnek gösterdi. Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O, gönülden itaat edenlerdendi.

Ruhun, Allah'tan bir parça olduğu zaten Divanlarda, Divan Edebiyatı'nda, Tasavvufi Edebiyat'ta işleniyor.. Hatta zamanında, Fenâfillah-Bekâbillah(Kendinden ve dünya işlerinden elini çekme-Fenâfillâh'ın bir üst mertebesi) mertebesine varmış olan kişilerin de olduğu da bilinmekte..

Şimdi, tanırsınız belki Hâllac-ı Mansur'u.. Tanımıyorsanız da söyleyelim, İslâm'ın yayılmasına müthiş derecede katkı sunmuş biridir kendileri.. Onun idamına neden olan konuyu bir alıntıyla okuyalım:

''Hallâc-ı Mansûr Allahü teâlânın aşkı ile kendinden geçtiği bir sırada; "Enel-Hak= (Ben Hakkım)" sözünü söyledi. Bu sözünü, zâhir âlimleri dalâlete ve ilhâda hükmedip katline fetvâ verdiler.

Hallâc-ı Mansûr, Enel-Hak sözünü söyleyince tasavvuf ilmine vâkıf olmayan zâhir ulemâ bu söze şiddetle karşı çıktı. Sözünü Halîfe Mu'tasım'ın yanına götürerek fesâd çıkardılar. O sırada vezir olan Ali bin Îsâ'yı ona karşı kışkırtarak aleyhine çevirdiler. Halîfe, Hallâc'ın bir sene zindana atılmasını emretti.
Nakledilir ki; bir gece Mansûr hazretlerini zindanda bulamadılar.
İkinci gece ne zindan vardı ne de Mansûr... Üçüncü gece, zindan da Mansûr da yerindeydi. Kendisine bunun hikmeti suâl edildiğinde; "İlk gece O'nunlaydım, beni bulamadınız.
İkinci gece, O benimleydi, ne beni ne de zindanı görebildiniz.
Üçüncü gece, her şey yerli yerindeydi.
Tâ ki mukaddes dînimizin emrini yerine getiresiniz. Beni idâm edesiniz diye." buyurdu.''

Her neyse, uzatmayalım.. En'el Hak, insan ruhunun Allah'tan kopup gelen bir parça olduğunun ve kendisinin de Allah'ın bütünlüğünde kaybolduğunun cevabıdır..

İncil'e bakalım..
''Incil sayfa 485 yuhanna'nın mektubu 3,4
tanrı'nın buyruklarını tutan tanrı'da kalır, mesih de o kişide kalır
tanrı'nın bizde kaldığını bize verdiği ruh aracılığıyla anlarız.
O bize öz ruhu'ndan verdi. ''

Çoğunlukla aynı şeyler değil mi? :)
Böylelikle ruhun varlığı kanıtlanmış olabilir.. (İhtimaller, ihtimaller, ihtimaller...)

İnsanoğlunun ruh hakkında çok sorgulama yapacağı kesindi zaten.. Kur'an'dan buna bir örnek daha gelsin o zaman:
``Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyorlar. De ki, ``Rûh, Rabb'imin emrindendir. Bu hususta size pek az bir ilim verilmiştir."1
Peygamber Efendimiz de (asm) bir hadislerinde insanın yaratılış evresini ve bu esnada ruhun verilişini şöyle beyan eder: ``Sizler yaratılış başlangıcında ana rahminde kırk günde toplanırsınız. Sonra ikinci kırk gün içinde katı bir kan pıhtısı olursunuz. Sonra bir diğer kırk gün içinde de mudga (bir tutam et parçası) olursunuz. Bundan sonra Allah bir melek gönderir ve ona dört kelimeyi yazmasını emreder. Meleğe, onun amelini, rızkını, ecelini, mutlu mu, mutsuz mu olacağını yaz, denilir. Sonra ona ruh üflenir."

Zaten meleklerin insanoğlunun bedensiz hali olduğunu düşünüyorum.. Bu yüzden, meleklerin bedenlenmiş hali olduğuna örnek olabilirler.. İnsanoğluna cinsiyeti, ırkı vs şeyleri veren zaten bedenin varlığı değil midir?

Gelelim konumuza, RUH GÖRÜNTÜLENEBİLİR Mİ?



İşte burada yine Kur'an araya girecek..
İmam İskender Ali Mihr:(Allahû Teâla buyurur): “Andolsun ki sen bundan gaflet içindeydin. İşte senden perdeni kaldırdık. Artık bugün senin görüşün keskindir.”

Burada şöyle bir anlam çıkartılabilir.. Bir yaşam daha vardır dışarıda ve ruh gibi varlıkları görmemizi engelleyen bir perde çekilmiştir gözlere..

Kim tarafından söylenildiğini hatırlamıyorum ama şöyle bir olay da var..
Bir genç vefat etmiştir.. O sırada Hz. Muhammed (s.a.v) mezarlığın yakınından geçmektedir ve gencin mezarının ateşler içinde olduğunu görür.. Hemen gencin annesine haber verdirtir ve mezarlığa gelmesini taleb eder.. Anne, oğlundan memnun olmamış ve hakkını helal etmemiştir.. Hz. Muhammed (s.a.v) mezarlığı göstererek bir şey görüyor musun der ve anneden hayır cevabını alır.. Peygamberimiz, tek bir hamleyle-tabi Allah'ın izni ile- annenin gözlerinin önündeki perdeyi kaldırı ve oğlunun halini gösterir.. Anne gözyaşları içinde hakkını helal eder ve mezar birden genişler..

Şimdi çocukluğum zamanında okuduğum bu olay şunu kanıtlamaktadır.. Ruh vs varlıklar, Allah istemedikçe görüntülenemezler..





Tabi biraz daha araştıralım..

İnsan gözünün pixeli 500mp olarak ölçüldü.. Bu ne demek? Günümüz kameraları en yüksek 250mp'e varmakta.. Bu derece hassas olan bir gözlemcinin göremediklerini, insan yapımı şeyler nasıl görebilir?

Fotoğraflarda çekilmiş olan ruh görüntülerinin gerçek olmadığı yoluna doğru gidiyoruz.. Masonların projelerini hiç inceleme fırsatınız oldu mu? Peki BlueBeam projesi hakkında neler biliyorsunuz? Buyrun izleyelim..


Bu BlueBeam'ın bilimsel çevrimi..
Peki ya şuna ne diyeceksiniz?





Oyunlar dökülüyor mu birer birer ortaya neler oluyor?? Hiç uzatmadan sonuca gelelim. İnsanoğluna sarılmış binlerce ruh resmi var.. Kur'an'daki ayetlerde, insanoğlunun ruhu hissedebileceği fakat gözlerindeki perde açılmadıkça göremeyecekleri belirtiliyor.. Yani, ruh insanoğluna yaklaştıkça soğuma hissi verecektir ya da tam tersi..

Binlerce anlatılan hikaye de koyun misali dürtülen arzuların, güdülerin beyinde yaratmış olduğu figürlerden başka hiçbir şey değildir..

Tabi, bu perde hiçbir zaman kalkmayacak diye bir şey de yok.. Allah'ın insanlara kudretini gösterebilmek için, bu perdeyi bazı zamanlarda kaldırdığı da söyleniyor. Fakat bunun kamera vs gibi ortamlarda görüntülenmesi son derece imkansız bir olaydır..

Sorularınızın giderilmiş olması dileğiyle..





Previous Post
Sonraki