6 Mayıs 2012

Bir Düşün, Nerede ve Ne Durumdasın?



Aslında ne yazacağıma karar veremedim bugün.. Binlerce olaylarla boğuşuyoruz.. Farklı olmanın peşindeyiz sadece. Ya da(-im) demeliyim.. Yazımın gidişâtı sıkıcı olabilir, ama yine de okumanda fayda olabilir diye düşünüyorum.


Şike olayları, ölümler, hükümet saçmalıkları, devrim davası, ayrılık acısı vs. vs. arasında boğulup gittiğimizin farkında mıyız acaba? Hiç düşünebiliyor muyuz acaba, ne için yaşıyoruz biz?..

Toplanmalıyız aslında.. Zor değil, psikoloğların yazmış olduğu önerileri okumanın faydası ne? Hepimiz sarılmıyor muyuz farklı olabilmek için bu tür kitaplara? Düşünün, bir cevabı var mı bunca karmaşıklığın? Hayır yok..

Benim yaptığım da farklı değil aslında ötekilerden.. Birkaç kıytırık kelime, hepsi bu kadar.. Peki bugüne kadar sen ne yapabildin? Kendine, içindeki seni kanıtlayabildin mi? Ben insanlardan farklıyım diyebildin mi hiç? Ya da kısa bir süre de olsa, dudaklarındaki gülümsemenin kalbinden geldiğine inanabildin mi?


Binlerce şarkı var ve hepsinde ana tema hep ayrılık acısı.. Sen! Neden bir başkasının şarkısında kendini buluyorsun? Hiç düşündün mü ya da düşünmene izin verildi mi?  Düşün, artık düşün.. Tam tamına 6 milyar insan belki daha fazla.. Herkesin ortak bir acısı var.. Herkes aldatılmış, herkes hüzünlü, herkes yalnız.. Nereden nereye demeyin.. Bir sürü olduğumuzun farkında mıyız? Bin yıllarca hep aynı dertlerle geçiştirildi zaman.. Sadece değişen mekanlardı..



Bizler ne yaptık? Dâhi diye nitelendirilen insanların düşüncelerini okuyup da ''vay be, kesinlikle doğru, ben de böyle yapmalıyım.'' demedik mi? Peki o insanın bizden farkı neydi? Bunu düşünebildin mi? O hiç aldatılmadı mı? Hiç başarısız olmadı mı şu hayatta? Tabii ki de oldu.. Düşün.. Artık düşün, o da senin gibi aciz bir varlık.. Sadece kendi hayatını yoluna koymanın bir çaresini buldu ve sürüden ayrılıp yönetenler kısmına yöneldi..

En basit örneklerden yola çıkalım.. Mistik düşünceler ya da felsefik düşüncelerin ortasındayız şu zamanlarda.. Yapılan şeyler basit.. Birkaç kitap okuyup o düşünceyi benimseyip onlar gibi olduk..(Ben, onlarlaşmaktansa yalnızlaşmayı tercih ettim, açık ve net.)

Neden sana doğru gelen davranışların üstüne, o kitaplardaki düşüncelerin doğru kısımlarını alıp geliştirmedin düşüncelerini peki? Ne gereği var değil mi bir şeyleri geliştirmenin.. Vazgeçip kendimizi bulma zamanı aslında.. Farklılığınızı kanıtlamanın zamanı.. Düşüncen farklı olacak diye üzülmemelisin artık.. Tek yapılması gereken şey, farklı olduğun alanda başarılı olmaya entegre olmak..

Ben psikoloğ falan değilim. Belki tek düşüncem, sürüden ayrılabilmek.. Ama kesinlikle yönetenler kısmına değil, kendini yönetenler kısmında yer alabilmek niyetim.. İnsanoğlunun iki ana düşüncesi, iki hani derler ya faşist düşünceler diye, işte öyle düşüncelerin ikisi şu: Her şeyi yapabilecek güce sahip olmak ve yönetmek, şuursuzca yönetmek..



Vazgeçin artık.. Geliştirme yoluna gitmek gerekir.. Karar yine size ait.. Sonuçlar şunlar: Ya sürüye ait olacaksın, ya da içindeki farklı sen'i fark ettiğin için mutlu olup her şeyi başaracaksın.. Sen de biliyorsun.. Oralarda bir yerlerdesin.. Kendini bulacaksın; farklı olacaksın, biliyorsun.

Umarım kimseyi sıkmadım.. Bir dahaki yazıda görüşmek üzere..

Previous Post
Sonraki