30 Mart 2012

Sâhiden, Aşk Dediğin Neydi?



İçimizdeki İrlandalı dönemleriydi..
Yaz sıcağının soluksuz bıraktığı anlardan, kış soğununun tüyler ürpertici fırtınalarına geçiş yaptığımız ayrı dönemlerdendi..

Aşk üzerine de binlerce çeşit yazılar yazılabilirdi o zamanlar. Fazla değil, sadece bir iki sene öncesiydi..
Hangimiz aşkı hissetmeye çalışmış da cevap alamamıştır ki? Ya seçimler yanlıştır ya da seçimler, bir yanılıştır..
Anlayacağınız gibi ne siyaset önemliydi ne de zevkler.. Çünkü sadece renkler vardı hayatımızda.. Rengârenk dönemler..

Hoşlantı sebeplerimiz ya güzel sesli bir sanatçıya benzediği  içindi -ki bunlardan biri benim- ya da gözleri güzel olduğu içindi.. Tabi bu gözler şimdikiler gibi boş değil, etrafa ışık saçan gözlerdi.. Dudaklar yerine, gözler gülerdi bir zamanlar.. Kirli düşünceler yerine, kirli çamaşırlar barındırırdık vücudumuzda.. Kalbimiz değildi kirlenen hep vücudumuzdu.. Söylenen şarkılarda bir mânâ aramazdık, kulağa gelen ses akla hitâb ettikçe güzeldi..

Geçmişi, günümüzle kıyaslayanlardanım. Evet, bunu yaptım.. Çünkü artık gözler değil, sadece dudaklar güzel. Kirlenen vücûtlar değil, hayaller.. Şarkılar kalplerdeki yaralara hitâb eder artık.

Kısacası, hayat...
Yaşandıkça yaşanılası gelenlerden değil, özlemlerden ibâret artık..
Previous Post
Sonraki